strict warning: Only variables should be passed by reference in /home/seytan/domains/seytanucgeni.com/public_html/modules/book/book.module on line 559.

Nefs-Seytan İlişkisi

Nefs'in, insanı küfür ve sapıklığa düşürmek isterken tek başına hareket etmediği görülmektedir. Onun büyük bir yardımcısı, arkadaşı ve ortağı vardır: Şeytan.
Nefs, şeytanın arkadaşıdır ve özelliklerinde şeytana benzer. [275] Ay­nı zamanda Nefs, şeytanın insanın gönlündeki vekilidir. [276]
Nefs ve şeytan, insanoğlunun kalbine zaman zaman seslenişte bu­lunur. Buna "Hatır (çoğulu: Havâtır)" denir, Bu sesleniş Nefs tarafından gelirse, buna "Hevâcis"; şeytan tarafından gelirse "Visvâs (Vesvese)"adını alır. [277]
Cüneyd-i Bağdâdî'nin (V. 297 H./909 M.) dediğine göre Nefs'in hevâcisi ile şeytanın vesvesesi, birbirinden şöyle ayırdedilebilir: "Nefs senden birşey isterse bunda direnir, inat eder; bu hususta -çok zaman geçse bile- yine de istediğini elde edinceye kadar ısrar eder du­rur. Nefs'e karşı açtığın savaş ne kadar samimî bir biçimde sürerse sür­sün, o da inadında ısrar eder. Şeytan ise seni bir günah işlemeye çağırır da sen de o işi yapmayarak ona karşı koyarsan, o da hemen başka bir günah işletmek için sana vesvese vermeye başlar. Çünkü dine aykırı tüm davranışlar şeytan için aynıdır, farketmez. Şeytanın amacı, seni gü­nahlardan herhangi birine çağırmaktır. Özel olarak tek bir günahı işlet­meye çalışmak onun amacı değildir. [278]
Şeytan, özellikle kötülüğü emredici bir Nefs'e sahip olan kişinin yanına gelerek ona birtakım vaadlerde bulunur, onu okşar, ona bâtılı telkin edip kötülüğü allayıp-pullayarak ona kötülüğü emreder, onu tûl-i emel [279] sahibi yapar. Bâtılı, seveceği ve kabul edeceği bir şekilde göste­rir. Birtakım asılsız güvencelerle, helak edici şehvetlere ve birçok bâtıla düşmesi için ona destek olur. İradesinde ve nevasında [280] Nefs'e yardım eder. Nefs'in her türlü kötülüğü kabul etmesi işte bundandır. Nefs, hevâ kapısını şeytan ve onun askerlerine açarsa, onlar içeri girip bütün manevî, kutsal değerleri talan ederler. Şeytan Nefs-i Emmâre'nin dostu­dur. Mutmainneliğe ulaşan Nefs'in dostu ise meleklerdir. [281] Şeytan, insana her zaman kötülükleri iyi göstermeye çalışmaz. Bazen de iyi şeyleri, tavsiye eder. Şeytanın insanı hayır ve ibadete yönlendirip teş­vik etmesi bile yalandır, buna kanmamak lâzımdır. Yoksa o insanı alda­tır, kendi isteğine insanı bağlar. Bala zehir katan kişinin bu davranışı, bunun en güzel örneğidir. Şeytan da hayra şerri katar, şerbet gibi insana içirir. Hayır gibi gösterip şerri sunar, insanın nefsi de kişiyi sürekli Hakk'tan uzaklaştırma çabası içerisindedir. Onun için Nefs'in istekleri­ne geçit vermemek gerekir. [282]
Kur'an-ı Kerim'in bildirdiğine göre de şeytan, insan nefsine birta­kım yalan vaadlerde bulunarak onu aldatır ve yoldan saptırır. [283] Bu nedenle kesinlikle şeytana uyulmamalıdır. Zira o, insana apaçık bir düş­mandır. [284]
Sûfîler, Nefs'i şeytandan daha tehlikeli bir düşman olarak nitelen­dirmişlerdir. [285] Zira Nefs şeytanın vesvesine kulak vermese, onun vaadlerine kapılmasa; insan Hakyol'dan sapmaz, isyankâr bir kul olmaz­dı. [286]

[275] İbn Kayyim, Meââricü's-Sâlikîn, c. II, s. 319.
[276] Es'ad Coşan, Hacı Bektaş-ı Velî, Mdkâlât, s. 50.
[277] Kuşeyrî, Risale, s. 83; Ayrıca bkz.: Ebubekir Muhammed b. İshak Kelâbâzî, et-Taarruf-Mezhebi Ehli't-Tasavvuf, s. 90, Dâru'i-İmân, Beyrut, 1986.
[278] Kuşeyrî, Risale, s. 84.
[279] Tül-i Emel: Hırs, açgözlülük. Sanki hiç ölmeyecekmiş gibi, insanın sırf dünya için çalışması. Kanaatkar ve tokgözlû olmamak. Hemen ölüverme İhtimalinin de bulun­duğunu düşünüp ahiret için çalışmayı terk etmek. (Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü, s. 493).
[280] Hevâ: Nefs'in şehvetlere bağlanması, rahatlığa meyletmesidir. Nefs'in şehvetleri tutannea onda zayıflık yer eder ve onu hevâ kaplar. (Haris b. Esed Muhasibi, el-Vesâyâ, s. 231, Dâru'l-Kütübi'l-İlmiyye, Beyrut, 1986).
Hevâ-Heves: Arzu, İstek. Tasavvufta: Nefs'in, tabiatın gereğine meyletmesi, süffî yöne yönelip ulvî yönden yüz çevirmesi. Dinî ölçülere aldırış etmeksizin, Nefs'in hoşuna giden şeylere yönelmesi. (Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü, s. 219).
[281] İbn Kayyim, er-Rüh, s. 227.
[282] Eşrefoglu Rûmî, Hazırlayan: Ali Arslan, Müzekki'n-Nüfûs, s. 67, Merve Yay., İst., 1991.
[283] İbrahim: 14/22.
[284] Bakara: 2/208.
[285] Kuşeyrî, Risale, s. 126.
[286] Ahmet Ögke, Kur'an'da Nefs Kavramı, İnsan Yayınları: 59-61.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.