Bilinmeyen dünyaların ne kadar farkındayız

Kafamızı çevirip şöyle bir etrafımıza bakalım. Çevremizde yüzlerce insan farklı farklı tipler ve karakterler göreceksiniz. O gördüğümüz insanların kaçının iç dünyasını tanıyoruz? Ne kadarından haberdarız..

Her bir insan bir muamma.. Her bir insan bambaşka bir dünya. Bizim asla bilemeyeceğim farklı bir evren.

Komşularımız, akrabalarımız, mahallemizdekiler, okuldan arkadaşlarımız, iş arkadaşlarımız vs. vs. şöyle bir düşünün.

Aslında bir de kendimize dönüp baktığımızda biz onları sadece kendimizi bildiğimiz kadar tanıyoruz. Ya da geçmişte edindiğimiz tecrübeler çerçevesinde biliyoruz. Hiç görmediğimiz, hiç tanımadığımız hayal bile edemeyeceğimiz karakterler..

Dış dünya sanki içimizin aynası gibi ve insanların gerçek yüzlerini değil de içimizden yansıyan o görüntüyü görüyoruz..

O yüzden inanıyoruz
O yüzden kandırılıyoruz
O yüzden dolandırılıyoruz
O yüzden seviyoruz
O yüzden bağlanıyoruz
O yüzden korkuyoruz vs. vs.

Bir de bize hazır paket olarak sunulmuş insan karakteri örnekleri var. Yaşaıyıp tecrübe etmediğimiz fakat bize söylenen anlatılan insan modelleri

* * *

Bir insanı tanıyabilmek, tıpkı o insanın karşımıza geçip oturduktan sonra elimizdeki kalem ve kağıt ile onun karakalem resmini yapmak gibi. Ölçüsünü almak, oran ve orantısını hesaplamak ve kağıda aktarabilmek gibi..

Kaç kişi hiç resim çalışması yapmadan bir oturuşta tak diye karşısındakinin insanı hop diye kağıda aktarabilir.. iyi bir resim çizebilmek için bile yıllarca çalışmalar yapmak gerekmez mi?

İnsanı tanıyıp doğru teşhisleri koyabilmek içinde belirli bir birikim ve tecrübe süreç ister. Ve kaçımız bu alanda yetenekliyiz ki?

Bir çok kere hislerimizle duygularımızla karar veriveririz. Nedenini bilmeden önyargılarımıza teslim oluveririz.

Bilinmeyen dünyalar içindeyiz. Kapı komşumuzda bu bilinmezlikleri yaşarken acaba farklı ülke, farklı kültür ve farklı toplumlarla aramızda nasıl uçurumlar var hiç düşündünüz mü? Asla hayal bile edemeyiz.

* * *

Mana ehli derki insan her ne kadar dünya gözü ile normal bir insan suletinde olsada her biri kalp gözü ile bakıldığında taşıdığı karakteri temsil eden bir hayvan suretindedir.

İşte bu farklı dünyaları yeryüzündeki diğer canlıların karakteristik özellikleri ile tasvir etmektedirler.

Ve kalp gözü açılan bir kişi de kim gerçek bir insan ya da kim insanlığın dışında hangi hayvan gibi görebiliyormuş..

Kimisi tilki gibi..
Kimisi kurt gibi..
Kimisi çakal gibi..
Kimisi maymun gibi..
Kimisi hınzır gibi..
Kimizi öküz gibi..

vs. vs.

örneğin tilki karakterinde bir insan tüm herkesin tilkilik peşinde olduğunu zannetmesi gibi..

örneğin çakallıklar yapan bir insanın herkes yapıyor demesi gibi..

örneğin bir sırtlan tiplemesinin herkesi sırtlan zannetmesi gibi..

ve ona göre savunmasını hazırlayıp öyle davranmakta ısrarcı olması gibi..

İyi niyet samimiyet ve gerçekten insan olabilemek kalplerde Allah inancı ile başlar. ve dosdoğru islamiyeti yaşayabilmek ile devam edebilir..

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.